1 Mayıs 2015 Cuma

MUTLU TATİLLER...


                                    


Hep sevdim yolları... Yeni  insanları ...  Yeni hayatları...Sadece nefes almak değildir yaşamak diyerek  doya doya içine sindire sindire yollarda varolmayı...Ne kadar ruhum gezgin olsa da belli bir düzene ayak uydurarak yaşıyorum çoğu zaman.Bu yüzden de ruhumu mutlu etmek için fırsat buldukça kaçıyorum şehrimden...Herkese  huzurlu tatiller ...Hadi kaçtık biz...






DÜNYA MİRAS KENTİ SAFRANBOLU...

Sen ne güzel bi şehirmişsin SAFRANBOLU...Bu hafta sonu madem bahar gelmiş biraz kaçalım dedik şehrimizden.Gün ağarmadan düştük yollara.4,5 saat süren bir yolculukla vardık Safranbolu'ya.Öncelikle doğallığını ve özgünlüğünü  hiç kaybetmemiş Yörük Köy'de bulduk kendimizi.


                      

Çok güzel bir kahvaltıdan sonra köyü gezdik.Köyde 2  konağı gezi ve gözlem için düzenlemişler.Sipahioğlu'nun konağı çok etkileyici ve özelliğinden hiç bir şey yitirmemiş gibiydi.Sanki şu an o evde birileri hala yaşıyor izlenimi verdi.


                             

Yörük Köyü gezimizde sonra Safranbolu'ya yola koyulduk.10km.sonra Safranbolu'ya vardık ve öncelikle tüm şehri izleyebileceğimiz Hıdırlık Tepesi'nde şehrin havasını içimize çektik.


Eski çarşıya indik oradan Cinci Han'inda soluklanip bir kahvemizi içtik.
CİNCİ HANI   www.cincihan.com
Asıl özellikli kahvemiz meğerse   Yemeniciler  Arastasında Boncuk Cafe'deymiş.Karadut Böğürtlen Şerbetli  közde kahve.Neyse bir daha ki sefere  artık.Arastada ayrica güneş saatini görebilirsiniz.Caminin tam  bahçesinin ortasinda.Biraz alışverişten sonra şehrin tepesinde Hükümet Konagı'na çıktık.www.safranboluturizm.gov.tr.Burasini çok guzel bir sehir muzesine çevirmişler.Şehrin atan kalbi  olmuş bu müze.Cocuklarla gezmek cok etkili ve ilgi cekici oldu.Gördükleri eski telefonlar, bilgisayarlar,müzik aletleri, fotograf makinelerini hayretle izlediler.




   






Buradan Cam teraS ve İnce Su Kanyonuna yola ciktik.Cam teras icin cok heyecanli degildim tedirgin olmayacagımı düşünüyordum sonuçta günde yüzlerce insan bu deneyimi yaşıyordu ki bekledigimiz gibi olmadi.Uzerinde yürümek  ve yürürken hafif sallanmasi  heyecanımızı yükseltti.Ama gorulmeye değer.Cok güzel düşünülmüş süper bir proje.
                               


Hemen  yanından İncesu Kanyonu'na inmek biraz zahmetli  de olsa inerken ve çıkarken karşılaşılan manzara  ve doğa için değer.


Burdan 10 dakikalık bir  mesafede olan Bulak Mencilis Mağarası'na gittik.www.bulakonline.net.Fakat makinemin şarjının bitmesiyle bu güzel mağarayı fotoğraflayamadık.Mağaradan çok etkilendiğimizi  söyleyebilirim. Mağaraya zorlu merdivenlerden çıkarak ulaşıyorsunuz.Acaba mı desek de çıktık,gördük...İyi ki de görmüşüz.Bir doğa harikasıydı tam anlamıyla...

 VE TEKRAR GELMEK ÜMİDİYLE VE ÇOK SEVEREK SAFRANBOLU'DAN AYRILDIK...








21 Nisan 2015 Salı

MAŞUKİYE...

DOĞAYLA İÇ İÇE BİR GÜN...
 Ne zamandır  gezi planımızda olan Maşukiye Cansu Alabalık'ta geçirdik baharın ilk gününü.http://www.masukiye.net/cansu-alabalik.asp.Kahvaltımızı ettikten sonra küçük bir gezinti yaptık çevrede.Çocuklar için eğlenceli ve güvenli alanları var Cansu'nun.

                          



   Ata binebilirsiniz  burada  hem de parkuru alışkın olduğumuzdan Daha uzun.400 mt.parkuru var.


  
                                                                


Ayrıca küçük bir gölet var bu alanda.Olta kiralayıp balığınızı kendiniz tutabilirsiniz.Aynı zamanda gölet etrafında ki kümes hayvanları da çok hoş. 




 
Konaklama için düşünülmüş Bungalov evler çok hoşumuza gitti ve bir daha ki sefere bir gece konaklama kararıyla ayrıldık Cansu'dan...
 

 


 

DÜŞMELİ YOLLARA...HAYAT YOLLARDA...

Yavaş Yavaş Ölürler
Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar

Pablo Neruda